Judo Ustası Olmak İsteyen Çocuk

Japonya’da en büyük hayali iyi bir judo ustası olmak olan bir çocuk varmış. Ama babası judonun küçük çocuklar için tehlikeli olduğunu düşünüyormuş ve çocuğa “Ancak 10 yaşına girersen judo okuluna gidebilirsin” demiş.

O gün çocuk çok heyecanlıymış, nihayet 10 yaşına girmiş ve babası onu judo okuluna yazdıracakmış. Babası işlerinden dolayı biraz gecikse de çocuğu evden alıp judo okuluna yazdırmak için gelmiş ve yola çıkmışlar. Adam geciktiği için biraz acele ediyor, arabayı tehlikeli kullanıyormuş. Birden önlerine bir kamyon çıkmış, adam hızlı olduğu için duramamış ve kamyona çarpmışlar.

Neyse ki kazada can kaybı olmamış ama ne yazık ki küçük çocuk sol kolunu kaybetmiş. Adam çocuğa bakıp çok üzülüyor ve sürekli kendini suçluyormuş. Bir gün evde oturup dövünmenin hiçbir faydası olmadığını fark etmiş ve oğlu için bir şeyler yapmaya karar vermiş. Evet oğlunun en büyük hayalini gerçekleştirecekmiş.

Japonya’nın en ünlü judo hocalarına gitmiş ve durumu anlatmış. Ama çocuğun sol kolunun olmadığını duyan hocalar hep aynı şeyi söylemişler “imkansız!” Ama adam yılmamış, içindeki suçluluk duygusu buna izin vermiyormuş.

Zamanında çok büyük bir usta olduğunu ama şimdilerde inzivaya çekildiğini duyduğu bir usta varmış. Usta pek kimseyle görüşmüyormuş. Adam son bir umut diyerek ustayı arayıp bulmuş. Durumu anlatmış, çaresizliğini ve umudunun tükendiğini söylemiş. Usta durumdan etkilenmiş ve kabul etmiş.

Ertesi gün usta sabahın erken vaktinde adamın evine gelmiş ve çocuğa bir hareket göstermiş. Akşama kadar çocuğa bu tek hareketi nasıl yapacağını öğretmiş. Çocuk hareketi yapabildiğini görünce “tamam” demiş usta “sen her gün bu hareketi çalış.” Ve evden ayrılmış.

Aradan birkaç ay geçmiş ustadan ses seda yok. Çocuk ustanın yanına gitmeye karar vermiş. Aramış bulmuş ustayı “ustam ben bu hareketi öğrendim, artık yeni harekete geçebiliriz” demiş. Usta “hayır” demiş, “sen bu harekete çalış!” Çocuk çaresiz eve gelmiş ve aynı hareketi çalışmaya devam etmiş.

Altı ay sonra bu diyaloglar tekrar yaşanmış ama usta yine izin vermemiş yeni harekete. Çocuk bir yıl daha aynı hareketi çalışmış sonra 3 yıl daha, sonra 5 yıl daha derken 10 yıl geçmiş aradan. Çocuk olmuş kocaman bir delikanlı.

10 yılın sonunda usta çıka gelmiş. Delikanlıya “Artık hazırsın evlat, hafta sonu büyük turnuvaya katılacağız. Eşyalarını al ve benimle gel.” Delikanlı anlam verememiş “judo adına sadece bir tek hareket bilen birisi nasıl maça çıkar, hemde bir kolu olmayan birisi” diye geçirmiş içinden ama ustasına karşı gelemezmiş. “Tamam” diyebilmiş sadece.

tek-kol-judoHafta sonu delikanlı ilk maçına çıkmış. Rakibi pek dişli değilmiş, bildiği tek hareketi yapmış ve rakibini yere sermiş. İkinci maça çıkmış, rakibi biraz güçlüymüş ama bildiği tek hareketi yaparak onu da yenmeyi başarmış. Çocuk iki maçı da kazandığına inanamıyormuş.

Çeyrek finaldeki rakibini yenerek yarı finale çıkmış. Yarı finalde çok güçlü bir rakiple karşılaşmış ama onu da yenmiş. Nihayet Final maçında en güçlü rakibini, yine bildiği tek hareket ile mağlup etmiş ve şampiyon olmuş.

Delikanlı inanamıyormuş sanki rüyada gibiymiş. Hemen hocasına koşmuş sevinle, hayretle “Nasıl?” diyebilmiş. Usta delikanlının anlayamadığını görünce anlatmaya karar vermiş; “Evlat” demiş “Sende azim var, yılmadın 10 yıl aynı hareketi çalıştın. Bu seni dünyada bu hareketi yapabilen en iyi judocu yaptı. İkincisi sol kolun yok. Bu hareketi durdurmanın
tek yolu rakibin sol kolunu tutmaktır” demiş.

____

Hayır gördüklerimiz şer, şer gördüklerimiz hayır olabilir. Bazı durumlarda eksik yanlarımız, en güçlü taraflarımız olabilir. Yeter ki eksikliklerimizin bizi yıldırmasına izin vermeyelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest